MAPFRE Sigorta’nın İK stratejisi: Geleceği şekillendiren adımlar

İş dünyası, köklü bir dönüşümden geçiyor. Pandeminin hızlandırdığı değişim, hem çalışanların hem de işverenlerin beklentilerini yeniden şekillendirdi. Artık şirketler, sadece müşteri odaklı değil, aynı zamanda çalışan odaklı stratejiler geliştirmek zorunda. Bu süreçte insan kaynakları, stratejik bir partner olarak öne çıkıyor. Sigorta sektöründe bu değişimi nasıl yönetiyorlar? MAPFRE Sigorta’nın İnsan Kaynakları ve Organizasyon Direktörü Elif Özgür ile bu dönüşüm, çalışan bağlılığı ve sektörel zorluklar üzerine konuştuk.

İş dünyasında yaşanan dönüşüm insan kaynaklarını nasıl etkiliyor?

Son yıllarda iş dünyası tahmin ettiğimizden çok daha hızlı bir şekilde yeniden şekilleniyor. Çalışanların işlerinden beklediği anlam, heyecan ve esneklik gibi kavramlar ön plana çıktı. Bu da insan kaynaklarını sadece bir destek birimi olmaktan çıkarıp, şirketlerin stratejik partneri haline getiriyor. MAPFRE Sigorta olarak biz de bu değişimin farkındayız ve insan kaynakları stratejimizi buna göre şekillendiriyoruz.

Son üç yıldır insan kaynakları, şirketimizin ana stratejisinin merkezinde yer alıyor. Şirketimizin stratejilerine ulaşmada, insan kaynaklarının başarısı ve yapılan stratejik çalışmalar kritik bir rol oynuyor. Artık insan kaynakları, yalnızca işe alım ya da bordro süreçlerinden sorumlu değil; şirketin geleceğini şekillendiren ana unsurlardan biri.

Türkiye’de iş gücü piyasasında ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Türkiye’deki iş gücü piyasası birçok açıdan zorluklarla karşı karşıya. Özellikle ücretlendirme konusunda ciddi bir kriz var. Hızla yükselen enflasyon, çalışanların satın alma gücünü azaltırken, şirketlerin de ücret politikalarını yönetmesini zorlaştırıyor. Ücret araştırma şirketleri bile artık bu dinamiklere yeterince hızlı cevap veremiyor.

Bir diğer büyük sorun ise yurtdışına yaşanan beyin göçü. Bu durum, iş gücü piyasasını yetenek bulma ve elde tutma konusunda büyük bir zorlukla karşı karşıya bırakıyor. Sektör fark etmeksizin, birçok şirket bu sorunla mücadele ediyor. Ayrıca, çalışan bağlılığını sağlamak giderek daha zor hale geliyor. Çalışanların şirkette kalma süresi, 4-5 yıl öncesine göre neredeyse üçte bir oranında azalmış durumda.

Sigorta sektörü bu genel zorluklardan nasıl etkileniyor?

Sigorta sektörü, genel iş gücü piyasasındaki zorlukların yanı sıra kendi dinamiklerinden kaynaklanan sorunlarla da karşı karşıya. Örneğin, sektörde yetişmiş insan kaynağı oldukça sınırlı. Underwriter, aktüer gibi kritik pozisyonlar için çalışan bulmak giderek zorlaşıyor. Şirket sayısı fazla olsa da bu pozisyonlardaki nitelikli iş gücü oldukça az.

Ayrıca, sigorta sektörü gençler arasında cazibesini kaybetmiş durumda. Üniversitelerle yaptığımız çalışmalarda, mühendislik gibi alanlardan mezun olan gençlerin sigorta sektörüne ilgisinin düşük olduğunu görüyoruz. Bu da sektöre yeni yetenek kazandırmayı ve mevcut yetenekleri elde tutmayı daha da zorlaştırıyor.

MAPFRE Sigorta olarak bu zorluklara nasıl yanıt veriyorsunuz?

MAPFRE Sigorta olarak insan kaynakları stratejimizi üç ana odak noktasında topladık: verimlilik, çalışan gelişimi ve kültür.

İlk olarak, organizasyonel verimliliğe odaklanıyoruz. İş süreçlerimizi, görev tanımlarını ve kaynaklarımızı daha verimli hale getirmek için yeniden yapılandırıyoruz. Ayrıca, makineler ve yazılımların entegre olduğu hibrit bir iş ortamına geçiş yapıyoruz.

İkinci olarak, çalışanlarımızın geleceğin ihtiyaçlarına uygun şekilde gelişmesini sağlamak için projeler geliştiriyoruz. 5 yıl sonra hangi yeteneklere ihtiyaç duyacağımızı şimdiden belirleyerek, bu alanlara yatırım yapıyoruz.

Son olarak, MAPFRE kültürünü güçlendirmeye odaklanıyoruz. Liderlik ve işveren markası üzerine yoğunlaşarak, çalışanlarımızın bu kültürü benimsemelerini ve yaşamalarını sağlıyoruz.

Çalışan bağlılığı ve memnuniyetini artırmak için hangi projeleri hayata geçiriyorsunuz?

Hibrit çalışma modelini uygulamaya koyduk. Çalışanlarımız haftanın iki günü evden çalışabiliyor ve bu günleri kendileri seçebiliyor. Ayrıca, esneklik politikalarımız kapsamında doğum günlerinde izin, okul açılışı ya da karne günü gibi özel günlerde çalışanlarımıza ek izinler sunuyoruz.

Bunun yanı sıra, “Teşekkür Günü” gibi etkinliklerle çalışanlarımız arasındaki bağlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Geçen yıl düzenlediğimiz bir etkinlikte, çalışanlarımız birbirine 50’şer teşekkür mesajı gönderdi. Bu tür projeler, hem bağlılığı artırıyor hem de iş yerinde pozitif bir atmosfer yaratıyor.

Genç yetenekleri sigorta sektörüne çekmek için nasıl bir strateji izliyorsunuz?

“Grow with Us” adlı bir işveren markası oluşturduk. Bu marka altında üniversite kampüslerinde düzenlediğimiz etkinliklerle gençlerle bir araya geliyoruz. Staj programlarımız ise klasik bir staj anlayışından çok daha fazlasını sunuyor.

Öğrenciler, program boyunca yalnızca izleyici olmuyor, aynı zamanda aktif olarak iş süreçlerine dahil oluyor. Onlara hem teknik bilgi hem de MAPFRE kültürünü tanıma fırsatı sunuyoruz. Programın sonunda, birçok stajyerimiz MAPFRE Sigorta’da kariyerine devam etmeyi tercih ediyor.

MAPFRE Sigorta’nın uluslararası projelerdeki rolü nedir?

MAPFRE, global bir şirket olarak çalışanlarına uluslararası deneyim fırsatları sunuyor. Türkiye’den çalışanlarımız, İspanya başta olmak üzere farklı ülkelerdeki projelere katılabiliyor. Ayrıca, SuccessFactors platformu sayesinde, Türkiye’deki bir çalışanımız başka bir ülkedeki pozisyonlara başvurarak kariyerine global bir yön verebiliyor.

Son olarak, 2025 hedefleriniz neler? MAPFRE Sigorta’yı gelecekte nerede görüyorsunuz?

Hedefimiz, sadece Türkiye’de değil, global ölçekte de lider bir şirket olarak konumlanmak. Teknolojik yatırımlarımız, çalışan deneyimine verdiğimiz önem ve işveren markası projelerimizle sektörde fark yaratmayı sürdüreceğiz. İnsan kaynakları politikalarımızla, geleceğin iş dünyasına uyum sağlayan bir yapı kurmayı amaçlıyoruz.

İlginizi çekebilir

Haberi beğendiniz mi? Paylaşmak iyi bir fikir olabilir.

İlgili Haberler

Brand Planet E-bülten'e Ücretsiz Abone Ol!