Jumbo’nun yeni yol haritası: Kadın gücü, tasarım ve sürdürülebilirlik

Jumbo, yalnızca şık sofralar kuran bir marka değil, aynı zamanda tasarım ve kalite anlayışını toplumsal değerlerle birleştiren köklü bir yapı. 78 yıllık geçmişi boyunca gastronomi dünyasında estetik ve işlevselliği bir araya getirirken, kadın emeğine verdiği destekle de dikkat çekiyor. #TersiMümkün kampanyasıyla kadınların iş dünyasındaki yerini güçlendirmeyi hedefleyen marka, şimdi de #HerMasadaVarız kampanyasıyla kadınların üretimde, istihdamda ve gastronomide daha fazla yer almasını destekliyor.

Peki, Jumbo’nun bu yeni kampanyası nasıl bir etki yaratmayı hedefliyor? Kadın üreticilerin desteklenmesi gastronomi sektöründe nasıl bir dönüşüm sağlayabilir? Jumbo’nun pazarlama stratejisi ve gelecek vizyonu nasıl şekilleniyor? Tüm bu soruları, Jumbo Pazarlama Direktörü Selda Sakaroğlu Solak ile konuştuk.

Jumbo, 78 yıllık köklü geçmişiyle sofralara şıklık katmaya devam ediyor. Markanın bugünkü konumunu nasıl tanımlarsınız? Gelecek için nasıl bir vizyonunuz var?

Jumbo, 1947 yılında Çemberlitaş’ta küçük bir atölyede çatal, kaşık ve bıçak üretimiyle yolculuğuna başladı. O günden bu yana tasarım, özgünlük ve kalite anlayışını temel alarak büyüdü. “Zamansız Tasarımlar” mottosuyla hareket eden bir marka olarak, sadece işlevsel ürünler değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı sunuyoruz. Tasarım bizim için estetikten çok daha fazlası; bir hikâye anlatma biçimi.

1966’da uluslararası alanda sektörümüzde ilk altın madalyayı kazanmamız da bu tasarım odaklı yaklaşımımızın bir göstergesi. Yıllar geçse de tasarım anlayışımızı ve özgün çizgimizi koruyarak, sektördeki lider konumumuzu güçlendirmeye devam ediyoruz.

Bizim için sürdürülebilirlik sadece bir trend değil, iş yapış şeklimizin merkezinde yer alan bir yaklaşım. Kültürel mirasımızı modern dokunuşlarla yeniden yorumluyoruz. Sessiz lüks anlayışımızla kaliteli ve minimal tasarımlar sunarak, yeni nesil tüketicilerle daha güçlü bir bağ kurmayı amaçlıyoruz. Amacımız, Jumbo’yu sadece bugünün değil, geleceğin de markası haline getirmek. Nesilden nesile aktarılan bir miras olmayı sürdürebilmek için hem köklerimize bağlı kalıyor hem de değişen dünyaya ayak uyduruyoruz.

Kadın emeğini destekleyen projeleriniz arasında #TersiMümkün ve şimdi de #HerMasadaVarız kampanyası öne çıkıyor. Bu projelerin ortaya çıkış hikayesi ve etkileri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Jumbo olarak, kadınların üretimde ve iş dünyasında daha fazla yer almasını her zaman destekleyen bir marka olduk. Bunu yalnızca söylemlerle değil, attığımız somut adımlarla da gösteriyoruz. Geçmişte hayata geçirdiğimiz #TersiMümkün projemiz ile kadınların istihdama katılımının ve toplumdaki rollerinin altını çizmiştik.

2024 verilerine göre Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı %35,6. Avrupa ve OECD ülkelerinde ise ortalama %52 seviyesinde. Bizim ise Jumbo’daki kadın istihdam oranımız %68,5. Sofra ve mutfağa yön veren bir marka olarak, kadınların üretimdeki gücünü her zaman destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz.

Bu yıl ise kadınların hayatın her alanındaki varlığını ve gücünü vurgulamak için “Her Masada Varız” kampanyasını başlattık. Bu iletişimle mutfaktan bilime, sanattan spora, iş dünyasından karar alma mekanizmalarına kadar her alanda kadınların var olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Kadınlar uzayda, mahkemelerde, ringde, sahada, fabrikalarda, sivil toplumda ve hayatın her alanında var. Biz de kadınların üretimde, istihdamda ve gastronomide daha fazla yer aldığı bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü kadın emeği, hayatın ta kendisi.

Kadın üreticilerle iş birliği yaparak hazırladığınız bu özel sofranın fikri nasıl doğdu? Bu tür etkinlikler markanızın kimliğinde nasıl bir rol oynuyor?

Biz Jumbo olarak deneyim ve duyusal pazarlamaya inanıyoruz. Maya Angelou’nun şu sözü bizim için her zaman önemli bir rehber niteliğinde:

“İnsanlar ne dediğinizi unutur, ne yaptığınızı unutur ama onlara nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar.”

Bu özel sofrada, sektöre ve ekonomiye değer katan, hikâyeleriyle ilham veren kadınlarla bir araya geldik. Hevsel Bahçeleri kurucusu Şehadet Hanım, Mia Mesa kurucusu Fulya Hanım, 7 Catering kurucusu Ebru Hanım ve Grandma markasının kurucusu Feyza Hanım… Onların hem marka yolculuklarını hem de kişisel hikâyelerini dinledik. Karşılaştıkları zorlukları, ilham veren başlangıçlarını ve bu yolda edindikleri içgörüleri paylaştılar.

Bu tür buluşmalar, markamızın ruhunu ve değerlerini en iyi şekilde yansıtıyor. Çünkü biz sadece ürün değil, aynı zamanda bir deneyim ve bir anlam sunmak istiyoruz.

Gastronomi Dünyasında Kadınların Yeri ve Markanın Rolü

Türkiye’nin ilk kadın ateş başı şefi Yaren Çarpar’ın menüsünde yerel kadın üreticilerin ürünleri kullanıldı. Kadın üreticilerin desteklenmesi, gastronomi sektöründe nasıl bir dönüşüm sağlayabilir?

Kadın üreticilerin desteklenmesi, gastronomi sektöründe sadece ekonomik bir dönüşüm değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir değişimi de beraberinde getiriyor. Yerel kadın üreticiler, geleneksel tarım bilgisiyle doğaya saygılı üretimi sürdürüyor ve yerel lezzetleri geleceğe taşıyor. Bu da mutfaklarımızda daha otantik, sürdürülebilir ve etik bir gastronomi anlayışının yayılmasını sağlıyor.

Ayrıca kadın üreticilerin güçlenmesi, mutfak dünyasında daha fazla kadın şefin ve girişimcinin yer almasını teşvik ediyor. Bu tür iş birlikleri sayesinde, mutfak kültürü sadece lezzet açısından değil, aynı zamanda toplumsal kalkınmaya katkı sağlama yönüyle de daha anlamlı hale geliyor.

Gastronomi dünyasında kadınların daha fazla yer alması için Jumbo olarak nasıl bir misyon üstleniyorsunuz?

Gastronomi dünyasında kadınların daha fazla yer alması, sadece sektörel bir gelişim değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm meselesi. Jumbo olarak, mutfak kültürünü daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir yapıya dönüştürme konusunda sorumluluk alıyoruz.

Kadın şefleri, yerel kadın üreticileri ve girişimcileri destekleyen projeler geliştirerek onların görünürlüğünü artırıyoruz. En etkili yol, kadınlara ilham veren platformlar yaratmak, onları sektörde destekleyecek ekosistemleri oluşturmak ve başarı hikâyelerini öne çıkarmak.

Pazarlama Stratejileri ve Kampanya Yaklaşımı

#HerMasadaVarız kampanyasının mesajını nasıl tanımlarsınız?

#HerMasadaVarız kampanyası, kadının gücünü, emeğini ve her alandaki katkısını görünür kılmayı amaçlayan bir duruş. Kadınların yalnızca sofrada değil, gastronomiden sanayiye, sanattan bilime kadar her meslek alanında var olduğunu ve olabileceğini vurguluyoruz.

Uzun vadede bu kampanyanın, toplumsal algıları dönüştürerek kadınların iş hayatındaki rolünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Kadın şeflerden üreticilere, girişimcilerden akademisyenlere kadar her alanda kadınların başarı hikâyelerini destekleyerek, onların seslerini daha geniş kitlelere duyurmayı hedefliyoruz.

#HerMasadaVarız sadece bir kampanya değil, eşitlikçi bir geleceğe açılan bir kapı.

İlginizi çekebilir

Haberi beğendiniz mi? Paylaşmak iyi bir fikir olabilir.

İlgili Haberler

Brand Planet E-bülten'e Ücretsiz Abone Ol!