Kadın sağlığı konusundaki farkındalık hâlâ veriden çok duyguyla ölçülüyor. Ancak Avon’un yürüttüğü The Boob Census Araştırması, bu duygunun ardındaki tabloyu rakamlarla somutlaştırıyor.
Yedi ülkede 7.000’den fazla kadının katıldığı araştırma, kadınların yalnızca yüzde 45’inin meme kanseri belirtilerini fark etme konusunda kendini güvende hissettiğini ortaya koyuyor.
Bu verilerin arkasındaki farkındalık boşluğunu ve Avon’un “Gücün Kontrolünde” kampanyasıyla bu boşluğu nasıl doldurduğunu, Avon Genel Müdürü Hasan Ulutürk The Brand Planet’e anlattı.
The Boob Census araştırmasını başlatma fikri nasıl doğdu?
Avon ailesi olarak, uzun yıllardır kadınların yaşam kalitesini arttırmayı, sağlıklarını korumayı ve kendilerini güçlü hissetmelerini her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Meme sağlığı konusunda kadınların kendilerini yeterince güvende hissetmediklerini gözlemledikten sonra, farkındalığı kalıcı biçimde arttırmak için veriye dayalı bir araştırma başlatmaya karar verdik.
Elde ettiğimiz veriler, farkındalığı kalıcı biçimde artıracak yaklaşımlara duyulan ihtiyacı bizlere gösterdi. The Boob Census, yalnızca mevcut farkındalığı ölçmekle kalmayıp, kadınları bilinçlendirme ve gelecekte sağlık davranışlarını şekillendirme hedefiyle Avon’un küresel kadın güçlenmesi vizyonunun bir parçası olarak hayata geçti.
Bu çalışmayla kadın sağlığına dair hangi farkındalık boşluğunu doldurmayı hedeflediniz?
Araştırma, kadınların meme kanseri belirtilerini fark etme ve düzenli doktor kontrollerine başvuru alışkanlıklarını ölçüyor. Özellikle kendi kendine muayene yapmayan ya da ne zaman kontrol yapacağını bilmeyen kadınların oranı oldukça yüksek. Elde edilen veriler, kadınlara “Kendi sağlığınızın kontrolü sizde” mesajını somut biçimde iletirken, proaktif davranmaları ve güçlerini kullanmaları için teşvik ediyor.
7 ülkeden 7.000 kadınla yürütülen bu araştırma, Avon’un küresel stratejisinde nasıl bir yer tutuyor?
Bu araştırma, Avon’un küresel stratejisinde kadın sağlığı ve güçlenmesini destekleyen temel bir yapı taşı oluşturuyor. 7 ülkede 7.000 kadının katılımıyla elde edilen veriler, farklı kültürler ve alışkanlıklar hakkında derinlemesine bir anlayış sağlıyor. Bu sayede kampanyalarımız yalnızca bilgilendirici olmakla kalmıyor, aynı zamanda yerel ihtiyaçlara duyarlı, hedef odaklı ve davranış değişikliğini tetikleyen somut araçlar sunacak şekilde tasarlanabiliyor. Avon için bu yaklaşım, küresel çapta kadınların kendi sağlıklarını kontrol etmelerini teşvik etme ve uzun vadede toplumsal etki yaratma vizyonunun somut bir yansımasıdır.
Bu veriler, markanın gelecek dönemdeki sosyal sorumluluk stratejilerini nasıl şekillendirecek?
Veriler, kampanyaları daha stratejik ve veri odaklı tasarlamamıza rehberlik ediyor. Dijital eğitim içerikleri, rutin hatırlatmalar ve yerel iş birlikleriyle kadınların kendi kendine muayene alışkanlıklarını günlük yaşamlarına entegre etmelerini sağlıyoruz. Sosyal sorumluluk stratejilerimiz, kısa vadeli farkındalık yaratmanın ötesine geçerek, kadınların sağlıklarını uzun vadede kontrol etmelerini ve güçlenmelerini destekleyen kalıcı etkiler yaratmayı hedefliyor.
Kampanyanın “Gücün Kontrolünde” söylemi nasıl şekillendi?
Günlük hayatımızda farkında olmadan yaptığımız küçük kontrollerden ilham aldık:
“Anahtarımı aldım mı?”, “Işıkları kapattım mı?” gibi.
Bu basit refleksi, kadınların kendi sağlıkları için de bir rutine dönüştürmek istedik. Çünkü kendi bedenini tanımak, fark etmek ve kontrol etmek — aslında gücün ta kendisi. “Gücün Kontrolünde” söylemi, kadınların erken teşhisteki en önemli rolünün farkında olmalarını ve bu gücü ellerinde tutmalarını vurgulamak için doğdu. Kısacası, mesajımız net: Kontrol sende, güç sende.
Bu slogan, Avon’un yıllardır sürdürdüğü kadın güçlenmesi misyonuna nasıl eklemleniyor?
“Gücün Kontrolünde” sloganı, Avon’un kadın güçlenmesi misyonunu doğrudan desteklerken, kadınların kendi sağlıklarını bilinçli olarak yönetme, erken teşhis için harekete geçme ve yaşam kalitelerini arttırma gücü sunuyor. Bu sayede kadınlar, sadece bilgi sahibi olmakla kalmayıp, kendi sağlık davranışlarını aktif olarak şekillendirebiliyor ve günlük yaşamlarında kontrolü ellerine alıyorlar.
- Günlük yaşam rutinlerinden yola çıkmak (örneğin “ışıkları kapattım mı, rujum yanımda mı?” gibi) bilinç oluşturma açısından neden etkili bir anlatım biçimi oldu?
Günlük yaşamda hepimizin farkında olmadan yaptığı küçük kontroller aslında güçlü bir farkındalık alışkanlığı oluşturuyor. Biz bu refleksi, kadınların kendi sağlıkları için de kullanabilecekleri bir bilinçlendirme yaklaşımına dönüştürmek istedik. Günlük rutinlerle ilişkilendirilen bu yöntem, kendi kendine muayene alışkanlığını hatırlatmayı kolaylaştırıyor ve kadınların kendi sağlık yolculuklarında aktif rol almasına yardımcı oluyor. Böylece erken teşhis konusunda farkındalık, yaşamın doğal bir parçası haline gelebiliyor.
Araştırmada yer alan ülkelerdeki farkındalık oranları değişiyor. Avon bu farklılıkları yerel iletişim planlarına nasıl entegre ediyor?
Ülkeler arasındaki farkındalık ve davranış farklılıklarını dikkate alarak her pazara özel iletişim stratejileri geliştiriyoruz. Bazı ülkelerde genç kadınlara odaklanırken, bazı pazarlarda yetişkin kadınların farkındalığını arttırmayı önceliyoruz. Bu yaklaşım sayesinde mesajlarımız, kadınların kendi sağlıklarını kontrol etme alışkanlıklarını destekleyen, yerel kültür ve ihtiyaçlara uygun, etkili ve samimi bir şekilde iletilebiliyor. Böylece global stratejimiz, farklı bölgelerde gerçek davranış değişikliği yaratmayı hedefleyen sürdürülebilir bir etki yaratıyor.
Kadın sağlığı gibi hassas konularda dijital iletişimde sınırları nasıl belirliyorsunuz?
Güvenilirlik ve sorumluluk temel önceliğimizdir. Yanıltıcı bilgilerden kaçınıyor, hassas konuları duyarlılık çerçevesinde paylaşıyor ve kullanıcı gizliliğine saygı gösteriyoruz. Mesajlarımızın güvenilir kaynaklara dayanması, kadınların doğru bilgiye ulaşmasını sağlıyor.
Sosyal medya, influencer’lar veya dijital topluluklar Avon’un farkındalık misyonuna nasıl katkı sağlıyor?
Sosyal medya, influencer’lar ve dijital topluluklar, farkındalık misyonumuzun davranış değişikliğine dönüşmesini sağlayan güçlü araçlar. Bu kanallar aracılığıyla kadınlar deneyimlerini paylaşabiliyor, birbirlerinden ilham alıyor ve kendi sağlıkları için adım atabiliyorlar. Böylece farkındalık sadece bilgiye dönüşmekle kalmıyor; kadınların kendi sağlıkları üzerinde aktif rol almasını teşvik eden, somut ve sürdürülebilir bir davranış değişikliğine dönüşüyor.
Avon’un bugüne kadar sağladığı 951 milyon dolarlık bağışın ötesinde, bu kampanyanın duygusal veya davranışsal etkisini nasıl ölçüyorsunuz?
Sadece bağış miktarına bakmak yeterli değil; davranış değişikliği ve duygusal etki de kritik. Örneğin rapora göre 2024 yılında kendi kendine muayene yapan kadınların oranının yüzde 36’ya yükselmesi, kampanyanın somut etkisini gösteriyor. Bu tür veriler, kadınların sağlıklarını önceliklendirdiğini ve kampanyamızın davranışsal etkisinin gerçek olduğunu ortaya koyuyor.
Önümüzdeki yıllarda meme sağlığı odağında hangi yeni farkındalık projelerini gündeme almayı planlıyorsunuz?
Genç kadınlara yönelik eğitim programları, dijital etkileşimli içerikler, yerel sağlık kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları ile iş birlikleri ve sosyal medya kampanyaları ile farkındalığı arttıracak projeler geliştirmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki bağış ve iş birliklerini de daha geniş kapsamlı hale getirmeyi hedefliyoruz.
Kadın sağlığı konusunda markanın “gelecek on yıl vizyonu” nasıl bir çerçeveye sahip?
Gelecek on yılda, kadınların karşı karşıya kaldıkları zorlukları odağımıza almayı sürdüreceğiz. Amaç, her kadının gücünü keşfetmesi ve güçlenmesini desteklemek. Bu vizyon, sürdürülebilir, veri odaklı ve toplumsal etki yaratacak şekilde global ve yerel ölçekte uygulanacak. Avon olarak kadınların yaşam kalitesini arttırmak ve kendi sağlıkları üzerinde kontrol sahibi olmalarını sağlamak önceliğimiz olacak.
Bugün kadın sağlığı sadece erken teşhisle değil, erken farkındalıkla başlıyor.
Avon’un “Gücün Kontrolünde” yaklaşımı, her sabah aynaya bakan bir kadının o anda sahip olduğu farkındalığı güçle eşdeğer tutuyor.
Küresel araştırmaların toplumsal değişimi tetiklediği bu dönemde, Hasan Ulutürk’ün de altını çizdiği gibi Avon’un misyonu net:
Bilgiyi davranışa, farkındalığı güce dönüştürmek.
The Boob Census Araştırması
Küresel güzellik markası Avon, kadınların meme sağlığı konusunda kendilerini yeterince güvenli hissetmediklerini fark ederek başlattığı The Boob Census Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. 7 ülkeden 7.000’den fazla kadının katıldığı araştırma kadınların meme sağlığına dair çarpıcı verileri ortaya koydu.
The Boob Census Araştırmasına göre kadınların yalnızca yüzde 45’i meme kanserinin belirtilerini fark etme konusunda kendini güvende hissediyor ve sadece yüzde 28’i yılda bir kez meme kontrolü için bir doktora başvuruyor. Son bir ay içinde memelerinde herhangi bir değişiklik olup olmadığını kontrol eden kadınların oranı 2023’te yüzde 25 iken 2024’te bu rakam yüzde 36’ya çıkıyor. Yaş gruplarına bakıldığında ise 35-44 yaş arası kadınlar, yüzde 31’lik oranla en sık kontrole giden grup olarak dikkat çekiyor.
Uzmanlar tarafından yapılan yıllık meme kontrollerinin oranları ülkeler arasında da farklılık gösteriyor. 2024 yılında İtalya’da kadınların yüzde 30’u, Romanya’da ise yüzde 24’ü düzenli olarak yıllık meme kontrolü yaptırıyor. Genel olarak kadınların yüzde 26’sı yılda bir kez meme muayenesi yaptırıyor. Buna karşın, araştırma olumlu gelişmeleri de ortaya koyuyor. Özellikle aile öyküsünde meme kanseri bulunan 18-24 yaş arası genç kadınlar arasında genetik mutasyon testleri yaptıranların sayısında belirgin bir artış yaşanıyor.
Araştırmaya katılan kadınların yüzde 83’ü düzenli duş veya kişisel bakım rutini uyguladıklarını söylerken, yalnızca yüzde 50’si bu rutinler kapsamında kendi kendine meme muayenesi yaptıklarını belirtiyor. Ayrıca kadınların yüzde 38’i memelerini ne zaman kontrol etmeleri gerektiğinden emin olmadıklarını ifade ediyor.
Avon, kişisel bakım rutininin bir parçası olarak kadınları kendi kendine meme muayenesi yapmaya teşvik ederek, düzenli kontrollerin önemini vurguluyor. Bugüne kadar dünya genelinde meme kanseriyle mücadeleye 951 milyon doların üzerinde bağışta bulunarak, 180 milyon kişinin bu konuda eğitilmesine yardımcı oldu ve 20 milyon taramayı destekledi.*
*Daha fazla bilgi için: Our Breast Cancer Promise | Avon (avonworldwide.com)
