Versuni Türkiye CMO’su Nil Şahinbaşoğlu: Kahve bizim için inovasyon, konfor ve lezzetin birleştiği stratejik bir alan

Kahve, Türkiye’de yalnızca bir içecek değil; ev yaşamının, sosyalleşmenin ve teknolojinin kesişim noktasında kültürel bir ritüel. Geleneksel Türk kahvesinden modern espresso bazlı içeceklere uzanan geniş yelpazede tüketici beklentileri hızla değişirken, markalar da bu dönüşümün merkezinde yer almak için yeni stratejiler geliştiriyor. Biz de bu dönüşümü yakından takip eden markalardan biri olan Philips’in stratejik yolculuğunu konuşmak üzere Versuni Türkiye CMO’su Nil Şahinbaşoğlu ile bir araya geldik.

Philips için kahve, ev yaşamı ve teknoloji kesişiminde nasıl bir stratejik alan oluşturuyor?

Kahve bizim için bir içecek olmanın ötesinde, insanların evlerinde kendilerine ayırdıkları en değerli anların parçası. Türkiye’de kahve kültürü hem geleneksel Türk kahvesiyle hem de modern espresso bazlı içeceklerle zenginleşiyor. Biz Philips olarak tam da bu noktada devreye giriyoruz.

Philips LatteGo serisiyle kullanıcılarımızın evde tek tuşla barista kalitesinde taze çekirdekten kahve hazırlamalarını sağlıyoruz. Bu makineler hem sıcak hem de soğuk 20’den fazla kahve çeşidi sunabiliyor. Böylece sabah işe gitmeden önce hızlıca espresso hazırlamak, hafta sonu misafirlerle latte keyfi yapmak ya da yazın buz gibi soğuk kahve hazırlamak mümkün oluyor. Yani kahveyi teknolojiyle buluştururken aslında evde geçirilen zamanı daha keyifli ve özel hale getiriyoruz. Bizim için kahve, inovasyon, konfor ve lezzetin birleştiği stratejik bir alan.

Kahve festivali gibi etkinliklerde yer almak markanın tüketiciyle bağını nasıl derinleştiriyor?

Kahve festivalleri bizim için bir fuardan çok daha fazlası. İstanbul Kahve Festivali’nde veya yazın sahillerde yaptığımız iş birliklerinde tüketicilerle birebir temas kurabiliyoruz. Festivale gelen kahveseverlere kahve ikram etmek yerine, favori kahvelerini makinelerimizde kendi istedikleri gibi hazırlamalarına yardımcı oluyoruz. Katılımcılar bu deneyimden çok keyif alıyor, aynı zamanda makinelerimizde taze çekirdekten barista kahvesini ne kadar kolay hazırlayabileceklerini görüyorlar.

Festivallerde insanlar sadece kahve içmiyor; markayı deneyimliyorlar. Philips LatteGo makinelerimizle herkes kendi baristası oluyor. Bu deneyim, tüketicinin markaya olan bağlılığını çok daha kalıcı hale getiriyor çünkü deneyim, reklamdan çok daha güçlü bir bağ kuruyor.

Son yıllarda “evde kahve deneyimi” büyük bir yükseliş yaşadı. Türkiye’deki tüketici alışkanlıkları bu trendi nasıl yansıtıyor?

Kahvenin günlük hayatımızda kapladığı yer giderek artıyor ve bu, insanların alışkanlıklarını da dönüştürüyor. Tüketicilerin artık dışarıda yaşadıkları kaliteli kahve deneyimini, yani “barista deneyimini” kendi evlerinde yaşama isteği bu yükselişin temel nedeni. Evden çalışma düzenlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte evin anlamı büyüdü; evde geçirilen zaman arttı ve insanlar evlerini daha özenli kurgulamaya başladı. Bugün birçok kişi kendi “mini kafesini” kuruyor. Biz de Philips LatteGo ile bu dönüşümün merkezindeyiz, hatta itici gücüyüz diyebilirim.

Bu noktada düzenli araştırmalarla tüketici beklentilerini yakından inceliyoruz. Son yaptığımız Kahve Trendleri araştırmamızda çok değerli içgörüler elde ettik. Kahvenin farklı yaş gruplarına, farklı mesleklere ve hatta kadın ve erkeklere göre değişen bir anlamı olduğunu gördük. Yaş ilerledikçe kahve tüketimi artıyor ve bu alanda makinelere yapılan yatırım da aynı oranda yükseliyor. Gençler için kahve daha çok sosyalleşme aracı ve dış mekânda tüketilen bir içecek iken, orta yaş grubu için günlük koşturmacada verilen bir mola, odaklanma veya enerji toplama aracı. Bu yaş grubu kahveyi daha çok evlerinde tüketiyor ve bunu bir ritüel olarak görüyor.

Tercihlere baktığımızda; sıcak kahvede espresso bazlı sade kahveler öne çıkarken, soğuk kahvede sütlü seçenekler tercih ediliyor. Türkiye’de en çok tüketilen ilk 5 kahve çeşidi ise Americano, Espresso, Latte, Iced Latte ve Iced Americano.

Bitki bazlı alternatifler, soğuk kahve kültürü ve üçüncü dalga kahve akımı… Bu çeşitlilik markanın ürün geliştirme yaklaşımını nasıl etkiliyor?

Kahve dünyası artık çok daha çeşitli ve renkli. Bir yanda üçüncü dalga kahvecilerin deneyim odaklı yaklaşımı, diğer yanda bitki bazlı sütlerle hazırlanan kahveler ve soğuk kahve çeşitleri var. Tüketici çeşitliliği, bizim için ürün geliştirmede daha yenilikçi ve esnek olmayı zorunlu kılıyor.

Beklentileri sürekli takip ediyor, Türkiye’de düzenlediğimiz ürün testleriyle en güncel tüketici yorumlarını alıyor ve ürünlerimize yansıtıyoruz. Soğuk kahve artık yalnızca yaz aylarında akla gelen bir seçenek değil; kalıcı bir alışkanlık hâline geldi. Özellikle gençler arasında çok popüler. Yeni nesil Philips LatteGo makinelerimiz bu beklentiye tam karşılık veriyor.

Teknolojimiz sayesinde kahve daha düşük sıcaklıkta hazırlanıyor, lezzet ve aroma korunuyor ve doğrudan buz dolu bardağa akıtılıyor. Böylece kahve sulanmıyor ve tadını kaybetmiyor. Tek tuşla Iced Americano, Iced Latte gibi tarifler hazırlanabiliyor.

Sütlü kahvelerde sunduğu mükemmel köpük performansı, bitkisel sütler için de aynı başarıyla geçerli. LatteGo’nun patentli süt teknolojisi sayesinde soya, yulaf veya badem sütüyle de yoğun ve kremsi bir köpük elde edilebiliyor. Böylece her kahvesever, tercihi ne olursa olsun kendi damak zevkine uygun bir deneyim yaşayabiliyor.

Türk kahve kültürü ile global kahve trendleri arasında en dikkat çekici farklılıklar neler?

Avrupa kahve pazarı oldukça olgun; kişi başı tüketim yılda yaklaşık 5,7–5,8 kilo seviyesinde. Türkiye’de ise bu rakam henüz 1,1 kilo civarında, yani Avrupa ortalamasının gerisindeyiz. Ancak bu fark aslında büyük bir potansiyeli gösteriyor. Son üç yılda espresso makineleri pazarı neredeyse üç kat büyüdü ve tüketicilerin %26’sı evine espresso makinesi almayı planlıyor. Türkiye’de kahve, artık bir keyiften öteye evde barista deneyimi yaşama arzusuna dönüştü. Dolayısıyla pazar hızla büyüyor ve önümüzde Avrupa’ya yaklaşmak için ciddi bir yol bulunuyor.

Evde kahve deneyimini daha erişilebilir kılmak için hangi tasarım ve kullanıcı içgörülerine odaklanıyorsunuz?

Araştırmalarımızda öne çıkan ilk üç kriter kalite, performans ve dayanıklılık. Bu da tüketicinin bilinçli ve uzun vadeli seçim yaptığını gösteriyor. Biz de ürünlerimizi hem fonksiyonel hem de duygusal fayda sunacak şekilde tasarlıyoruz.

Testlerimizde en çok öne çıkan noktalar kullanım kolaylığı, temizlik pratikliği ve kişiselleştirme. İnsanlar karmaşık ayarlar veya uzun temizlik süreçleri istemiyor. Bu yüzden Philips LatteGo, tek tuşla kahve hazırlama, kolay temizlenebilen hijyenik süt köpürtme sistemi ve kişiselleştirilebilir ayarlarıyla öne çıkıyor.

Sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve malzeme kullanımı konularında kahve makineleri tarafında nasıl bir yol haritası izliyorsunuz?

Sürdürülebilirlik yaklaşımımız üç alanda şekilleniyor: ambalaj, atık yönetimi ve enerji verimliliği. 2023 itibarıyla kahve makinelerimizde %100 geri dönüştürülmüş kâğıttan üretilen ve tamamen geri dönüştürülebilir ambalaj kullanımına geçtik. 2027 yılına kadar tüm ambalajlarımızı plastiksiz hâle getirmeyi hedefliyoruz. Üretimde %100 yenilenebilir elektrik ve %75 oranında yenilenebilir enerji kullanıyoruz.

Ürünlerimizin daha düşük enerji tüketmesini ve uzun ömürlü, sürdürülebilir bileşenlerle üretilmesini sağlıyoruz. Böylece makinelerimiz, yalnızca yüksek performans sunmakla kalmıyor; çevresel etkiyi azaltmaya da katkıda bulunuyor.

Festival alanında sunduğunuz deneyim, tüketiciyle buluşma noktası olarak nasıl bir rol oynuyor?

Festival alanları bizim için en güçlü temas noktalarından biri. İnsanlar makinelerimizi deneyimliyor, kahvelerini kendileri hazırlıyor ve o an markayla duygusal bir bağ kuruyorlar. Bu deneyim, tüketicinin zihninde kalıcı bir etki bırakıyor.

Kahve dünyasında gelecek yıllarda hangi trendlerin öne çıkacağını öngörüyorsunuz?

Kahvede geleceği üç eksen belirleyecek: kişiselleştirme, dijital entegrasyon ve sürdürülebilirlik. İnsanlar kahvelerini damak zevklerine göre özelleştirmek istiyor ve dijital uygulamalar bunu kolaylaştırıyor. Bunun yanında bitki bazlı alternatifler, düşük enerji tüketimi ve çevre dostu ambalajlar da öne çıkacak. Geleceğin kahve makineleri yalnızca kahve hazırlayan cihazlar değil; kişiselleştirilmiş, sürdürülebilir ve dijital bir deneyim sunan akıllı yardımcılar olacak.

Philips’in Türkiye’de kahve ve yaşam tarzı deneyimlerine yönelik planlarında hangi alanlar öne çıkıyor?

Türkiye, Versuni için stratejik bir merkez. Kahve makineleri kategorisinde lider konumdayız, ancak hedefimiz bu deneyimi daha çok haneye ulaştırabilmek. Önümüzdeki dönemde yeni modellerimizi tüketicilerle buluşturmaya devam edeceğiz.

İletişim planlarımızı her geçen yıl daha da çeşitlendiriyoruz. Kışın sıcak kahve iletişimimizi yazın soğuk kahve ile sahillere taşıyoruz. Bu yaklaşımı önümüzdeki yıllarda daha da genişletmeyi, iletişim çalışmalarımızın yanında birebir deneyim yaşatabileceğimiz projeleri artırmayı hedefliyoruz.

Türkiye’de kahve kültürü hızla evriliyor; kahve artık yalnızca dışarıda tüketilen bir keyif değil, evde barista deneyimine dönüşmüş durumda. Bitki bazlı alternatiflerden soğuk kahve kültürüne kadar çeşitlenen bu alanda, Philips LatteGo serisi teknoloji, konfor ve lezzeti aynı potada buluşturarak tüketicinin evdeki kahve ritüelini dönüştürüyor.

🪐 Brand Planet Yorumluyor:

Kahve, artık markalar için yalnızca bir ürün kategorisi değil; yaşam tarzı, deneyim ve kültürel bağ kurma alanı. Versuni Türkiye’nin stratejisi de bu değişimi yalnızca yakalamak değil, yönlendirmek üzerine kurulu. Görünen o ki kahvenin geleceği, teknolojinin sunduğu kişiselleştirme ve sürdürülebilirlikle birlikte evin kalbinde şekillenecek.

İlginizi çekebilir

Haberi beğendiniz mi? Paylaşmak iyi bir fikir olabilir.

İlgili Haberler

Brand Planet E-bülten'e Ücretsiz Abone Ol!