Saat artık sadece zamanı değil; aynı zamanda tarzı, duyguyu ve duruşu anlatıyor. Türkiye’nin en geniş saat portföylerinden birine sahip olan Saat&Saat, bu dönüşümün merkezinde konumlanıyor. Moda saatlerden İsviçre geleneğine, online alışverişten sosyal sorumluluğa kadar birçok alanda stratejisini yeniden şekillendiren markayla; saat pazarındaki yeni dengeleri, tüketiciyle kurulan bağı ve zamanla ilişkimizi konuştuk.
Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Berfin Kaplan Albayrak, markanın bu dönüşüm yolculuğunu Brand Planet’e anlattı.
Saat&Saat olarak değişen tüketici alışkanlıklarına nasıl uyum sağlıyorsunuz?
Tüketici alışkanlıklarındaki değişimleri yakından takip ederek pazar dinamiklerine hızla uyum sağlıyoruz. Türkiye’deki saat tutkunlarının geniş yaş aralığı ve çeşitlenen beklentileri doğrultusunda, şık moda saatlerinden prestijli Swiss Made modellere, spor tarz saatlere kadar geniş bir koleksiyon sunuyoruz. Pazar araştırmalarımız, tüketicilerin sadece tasarıma değil; aynı zamanda ürün çeşitliliğine, güvenilirliğe ve müşteri deneyimine de büyük önem verdiğini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, her zevke hitap eden koleksiyonlar ve kullanıcı dostu alışveriş deneyimleri sunarak beklentileri en üst düzeyde karşılamayı hedefliyoruz.
Saat alışverişi artık sadece bir ürün satın alma süreci değil; kişisel tarzı ve yaşam biçimini yansıtan bir deneyim hâline geldi. Bu nedenle, duygusal bağların satın alma kararlarında kritik bir rol oynadığını biliyoruz. Marka kimliğimizi, kaliteli işçiliğimizi ve güvenilirliğimizi vurgulayarak; müşteri odaklı hizmet anlayışımızı sürekli geliştiriyor ve tüketicilerimizle olan bağımızı güçlendiriyoruz.
E-ticaret ve fiziksel mağazalar arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz? Dijital tarafta markanız için en etkili kanal hangisi oldu?
Saat&Saat olarak, fiziksel mağazalarımız ve e-ticaret platformlarımız arasında kusursuz bir denge kurarak müşteri deneyimini her aşamada en üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz.
Omnichannel stratejimizle perakende mağazalarımız, e-ticaret sitemiz ve shop-in-shop noktalarımız birbiriyle bütünleşik bir yapı içinde çalışıyor. Bu sayede ister online ister fiziksel mağazalarımızdan alışveriş yapsın, her iki kanalda da aynı yüksek kalite ve hizmeti deneyimleyebiliyor.
Ülkemizde lüks segmentte saat tüketimi genellikle statü göstergesi olarak yorumlanıyor. Saat&Saat bu algıyı değiştirmek için nasıl bir strateji izliyor?
Saat&Saat olarak, saatin yalnızca bir prestij sembolü olmanın ötesinde; kişisel stilin, işlevselliğin ve duygusal bağın önemli bir parçası olduğuna inanıyoruz. Bu algıyı dönüştürmek için müşteri odaklı stratejiler geliştiriyor ve saatleri sadece prestij unsuru değil; her yaşam tarzına uyum sağlayan vazgeçilmez aksesuarlar olarak konumlandırıyoruz. İsviçre saatçiliğinin üstün işçiliğini yansıtan markalarımızla, kullanıcıların kişisel tarzlarını ortaya koyabilecekleri geniş bir marka ve model seçkisi sunuyoruz.
Deneyim odaklı pazarlama stratejilerimizle saatlerin yalnızca bir aksesuar değil; nesiller boyu değerini koruyan, kişisel tarzı tamamlayan ve duygusal bir yatırım olduğu mesajını veriyoruz.
Dijital ve fiziksel mağazalarımızda kişiselleştirilmiş müşteri deneyimlerine büyük önem veriyor ve her bir müşteriye özel bir alışveriş deneyimi sunmayı amaçlıyoruz. Saatin bir yaşam tarzı tamamlayıcısı olduğu anlayışını yaymak için marka hikâyeleri ve zanaatkârlık detaylarıyla tüketicilerimize ilham veriyoruz.
Özellikle genç neslin saat algısını değiştirmek adına; onların dinamik ve trend odaklı beklentilerine uygun koleksiyonlar sunarak, saati bir stil ifadesi ve günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak konumlandırıyoruz.
Saat pazarı, taklit ürünlerle de mücadele etmek zorunda. Bu konuda nasıl bir aksiyon alıyorsunuz?
Saat sektöründe karşılaştığımız en önemli sorunların başında sahte saat ve taklit ürünlerin piyasada yer alması geliyor. Türkiye’de yürürlükte olan TAREKS denetimleri sayesinde, sağlığa zararlı materyaller içeren sahte ürünlerin yaygınlaşmasının büyük ölçüde önüne geçiliyor. Bununla birlikte distribütörlüğünü üstlendiğimiz global markaların Türkiye’deki avukatları, marka kimliğini ve tüketici güvenini korumaya yönelik hukuki süreçleri aktif olarak yürütüyor.
Saat&Saat olarak, bu mücadeleyi yalnızca hukuki düzeyde değil; tüketici bilinciyle de destekliyoruz. Müşterilerimizi, yalnızca Saat&Saat güvencesiyle sunulan yetkili satış noktalarından alışveriş yapmaları konusunda bilinçlendirmeye önem veriyoruz. Bu sayede hem tüketici güvenini sağlıyor hem de sahte ürünlerin önüne geçiyoruz.
Influencer ve ünlü iş birlikleri saat markaları için büyük önem taşıyor. Saat&Saat olarak bu alanda ne kadar seçici davranıyorsunuz? Örneğin, herkesle değil de gerçekten markanıza uyan kişilerle mi çalışıyorsunuz?
Saat&Saat olarak, influencer ve ünlü iş birliklerini yalnızca görünürlük sağlayan değil; marka kimliğimizi güçlendiren stratejik adımlar olarak görüyoruz. Bu nedenle iş birliği yapacağımız isimleri seçerken yalnızca takipçi sayısına değil; o kişinin markamızın değerleriyle ne kadar örtüştüğüne, temsil ettiğimiz global markaların ruhunu ne kadar yansıttığına ve takipçileriyle kurduğu bağa büyük önem veriyoruz.
Bugünün tüketicisi, tanıtımı yapılan ürün kadar; o ürünü tanıtan kişinin samimiyetine ve yaşam tarzına da önem veriyor. Bu bilinçle, gerçekten saat tutkusu taşıyan, stil sahibi ve markalarımızla doğal bir uyum içinde olan isimlerle çalışmayı tercih ediyoruz. Amacımız yalnızca bir ürün tanıtımı yapmak değil; marka değerlerimizi estetik ve yaratıcı içeriklerle aktararak izleyicilerde güven ve ilham duygusu uyandırmak.
Bu iş birlikleri sayesinde Saat&Saat olarak hem dijital etkileşimimizi artırıyor hem de tüketiciyle kurduğumuz duygusal bağı daha güçlü ve sürdürülebilir hâle getiriyoruz.
Zaman, sosyal sorumluluk projeleri için çok anlamlı bir metafor. Saat&Saat olarak bu metaforu kullanarak bir fark yaratmayı düşünüyor musunuz?
Zaman, bizim için yalnızca ölçülen bir kavram değil; aynı zamanda değişimin, gelişimin ve toplumsal dönüşümün sembolü. Saat&Saat olarak bu anlayışla, sosyal sorumluluğu işimizin merkezine alıyor; zamanı sadece gösteren değil, anlamlandıran bir marka olmayı önemsiyoruz.
Bu bakış açısıyla geliştirdiğimiz “İncelikli İş” projesi, saat ustalığı gibi erkek egemen bir alanda kadın istihdamını artırmayı hedefliyor. 2023’te başlattığımız bu projeyle, kadınların el becerilerini zanaate dönüştürmelerine olanak sağlıyor, sektörde gerçek bir dönüşüme ilham oluyoruz. Bugüne kadar 201 başvuru aldık; 6 kadın saat ustasını başarıyla yetiştirerek teknik servisimizde istihdam ettik. Uzun vadeli hedefimiz, teknik ekibimizin en az %30’unun kadın ustalardan oluşması.
Ayrıca dört yıldır sürdürdüğümüz “Akıllı Zaman Öğrenci Gelişim” projemizle ortaokul çağındaki çocuklara zaman yönetimi ve biyolojik saat bilincini kazandırmayı amaçlıyoruz. Projemiz kapsamında şu ana kadar 65.000 öğrenciye ulaştık. 2025 yılı sonunda 500 okulda 100.000 öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu projeyle zamanı verimli kullanma alışkanlığını erken yaşta kazandırarak, gelecek nesillere sürdürülebilir bir yaşam yaklaşımı sunmayı amaçlıyoruz.
Saat&Saat olarak, zamanı yalnızca ölçen değil; toplumsal fayda yaratarak ona anlam katan bir marka olma vizyonuyla, sosyal sorumluluk projelerimizle uzun vadeli ve kalıcı bir etki bırakmayı sürdüreceğiz.
Daha sürdürülebilir malzemelerden üretilen saatler dünya çapında popülerleşiyor. Saat&Saat bu konuda nasıl bir yol izliyor?
Sürdürülebilirlik, saat dünyasında giderek daha fazla konuşulan bir konu olsa da henüz bu alanda geniş çaplı bir talep gözlemlenmiyor. Bununla birlikte çevreye duyarlı tasarımlar geliştiren markaların artan çabaları dikkate değer. Özellikle geri dönüştürülmüş materyaller, okyanus atıklarından elde edilen bileşenler, hint yağından üretilen kasalar ve bio bazlı PU malzemeden yapılan kordonlar, pro ceramic gibi dayanıklı ve uzun ömürlü materyallerle üretilen kasalar çevre dostu seçenekler arasında öne çıkıyor.
Saat&Saat olarak distribütörlüğünü yaptığımız markaların bu bilinçle üretilen çevre dostu koleksiyonlarını tüketiciyle buluşturmaya özen gösteriyoruz. Bu alanda farkındalığa sahip ve stilini çevre dostu materyallerle tamamlamak isteyen müşterilerimizin hassasiyetini göz önünde bulunduruyoruz. Dünyaca ünlü markaların çevreye duyarlı bir anlayışla üretilen bu ürünlerini “çevre dostu” ibaresiyle satışa sunarak ürünün bu yönünü öne çıkarıyoruz.
Türkiye’de lüks saat kategorisinde daha fazla markayı konumlandırmayı mı hedefliyorsunuz, yoksa orta segmenti daha da güçlendirmek mi önceliğiniz?
Saat&Saat olarak portföy stratejimizi tek bir segmente odaklamak yerine, hem lüks hem de orta segmentte dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme anlayışıyla şekillendiriyoruz. Bugün, dünya çapında tanınan 30’un üzerinde saat ve takı markasını Türkiye’deki tüketicilerle buluşturuyoruz. Bu markalar arasında yüksek saatçilik geleneğini temsil eden prestijli İsviçre markalarından stil odaklı orta segment modellere kadar geniş bir yelpaze bulunuyor.
Marka iş birliklerimizde temel önceliğimiz, tüketicinin değişen beklentilerine ve global trendlere hızlı yanıt verebilecek esnek bir yapı kurmak. Hem klasik hem çağdaş çizgilerde, her tarza ve yaşam stiline hitap eden koleksiyonlar sunarak; müşterilerimize çeşitlilik, kalite ve güven duygusunu bir arada sunuyoruz.
Lüks segmentte yeni markalarla stratejik büyümeyi sürdürürken, orta segmentteki güçlü konumumuzu da sürekli olarak yenilikçi modeller ve etkili iletişimle destekliyoruz. Tüketiciler ister ikonik bir İsviçre saatini, ister trend bir moda markasını tercih etsin; Saat&Saat’te her zaman tarzına ve ihtiyacına uygun güvenilir bir seçenek bulabileceklerini biliyor.
Saat pazarında ikinci el ve yenilenmiş ürünler giderek daha fazla talep görüyor. Saat&Saat olarak ikinci el saatler için bir platform oluşturmayı düşünür müsünüz?
Küresel saat pazarında ikinci el ve yenilenmiş ürünlere yönelik artan ilgiyi ve gelişen platformları yakından takip ediyoruz. Ancak Saat&Saat olarak mevcut stratejik önceliklerimiz doğrultusunda, bu alanda bir platform oluşturmak kısa vadeli planlarımız arasında yer almıyor. Biz, temsil ettiğimiz markaların sıfır ve garantili ürünlerini en iyi müşteri deneyimiyle sunmaya odaklanmayı sürdürüyoruz. Bununla birlikte pazardaki dinamikleri izlemeye ve müşteri beklentilerindeki değişimleri değerlendirmeye devam ediyoruz.
