Brian Niccol’un Starbucks’ın yeni CEO’su olarak atanması, iş dünyasında geniş yankı uyandırdı. Daha göreve başlamadan önce Starbucks’ın hisse değerinde %24,5’lik bir artış görülürken, Chipotle’ın hisseleri %7,5 oranında düştü. Bu ani değişimler, CEO’ların şirketlerin geleceği üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Ancak, CEO’lar gerçekten bu kadar etkili mi?
1970’lerden bu yana yönetim bilimciler arasında, CEO’ların etkisinin abartıldığı görüşü yaygındı. Ancak 2015 yılında yapılan bir araştırma, günümüzde CEO’ların şirketler üzerinde daha belirleyici bir rol oynadığını ortaya koydu. Georgia Üniversitesi’nden Prof. Tim Quigley, günümüz iş dünyasında CEO’ların stratejik kararlarının çok daha büyük bir önem kazandığını belirtiyor. Özellikle Apple gibi teknoloji şirketlerinde CEO’lar büyük fark yaratırken, daha durağan sektörlerde bu etkinin daha sınırlı kalabildiğini vurguluyor.
Niccol’un Starbucks’taki yeni görevine yönelik beklentilerin temelinde, onun Chipotle’daki başarıları yatıyor. 2018’de Chipotle’ın CEO’su olduğunda, şirket gıda güvenliği skandallarıyla sarsılmış durumdaydı. Ancak Niccol, radikal değişimlerden kaçınarak markanın güçlü yönlerini öne çıkardı ve bu strateji sayesinde şirketin hisse değeri %773 oranında arttı. Niccol, bu başarıyı “insanların bizi sevdikleri şeyleri daha iyi yapmamız gerektiğini biliyorduk” sözleriyle özetliyor.
Yatırımcılar, Niccol’un Starbucks’a büyük katkı sağlayacağına inanıyor. Ancak geçmiş deneyimler, yatırımcıların beklentilerinin her zaman doğru çıkmadığını gösteriyor. Örneğin, Bob Iger’ın Disney’e dönüşü şirketin piyasa değerine 10 milyar dolar eklemişti, ancak bugün Disney’in hisse değeri, o günkü seviyenin altında. Aynı şekilde, Satya Nadella Microsoft’un başına geçtiğinde Wall Street’te şüpheyle karşılanmıştı, ancak bugün Microsoft, en iyi performans gösteren büyük şirketlerden biri haline geldi.
Starbucks için Niccol’un bu yeni görevi, farklı bir meydan okuma olacak. Artan fiyatlar, uzun bekleme süreleri ve giderek zorlaşan rekabet, kahve zincirini zorluyor. Bir zamanlar ev ve iş arasında bir mola yeri olarak görülen Starbucks, bugün daha çok hızlı bir kahve alma noktası haline gelmiş durumda. Niccol, Chipotle’da uyguladığı stratejileri burada da başarıyla hayata geçirebilecek mi, bu henüz belirsiz.
Niccol’un başarısı, deneyimlerini ne kadar hızlı adapte edebileceğine ve bu yeni zorlukları nasıl yöneteceğine bağlı olacak. Eğer bunu başarabilirse, Starbucks’taki en yüksek maaş skalasında yer almasına rağmen, yatırımcılar için gerçekten “bir fırsat” yaratabilir.
📍 The Wall Street Journal
