Türkiye’de “Alman çikolatası” algısının merkezinde yer alan Nussknacker ve Nussbeisser, benzer ambalajları ve içerikleri nedeniyle sıklıkla aynı ürün sanılsa da aslında farklı perakende zincirlerine ait. Nussknacker Aldi Süd raflarında bulunurken, Nussbeisser Aldi Nord mağazalarında satılıyor. Türkiye perakende pazarının büyük oyuncularından Migros, bu iki kült üründen Nussbeisser’i raflarına taşıyarak yıllardır gayriresmî kanallarla yürüyen bir talebi resmîleştirdi.
Bu iki çikolatanın Türkiye pazarındaki konumu, salt ürün kalitesi veya lezzetle açıklanamayacak kadar derin bir kültürel altyapıya sahip. Yıllar boyunca Almanya’dan gelen akrabaların bavullarında taşınan bu çikolatalar; gurbet, yaz tatili ve yurt dışından gelen hediye kavramlarıyla örülü ortak bir hafızanın simgesi haline geldi. Almanya'da sıradan bir günlük tüketim maddesi olan ürünler, Türkiye'deki sınırlı erişilebilirlikleri sayesinde pazar içinde özel ve ayrıcalıklı bir konuma yerleşti.
Migros’un Nussbeisser hamlesi, sıfırdan bir tüketici alışkanlığı yaratmak yerine halihazırda var olan, organik ve güçlü bir talebi okuma stratejisine dayanıyor. Tüketicinin yıllardır tanıdığı, aradığı ve genellikle ithal ürün satan alternatif kanallarla ulaştığı bir ürün, geniş bir perakende ağı üzerinden erişilebilir kılınıyor. Bu hamle, perakende sektöründe içgörünün her zaman yeni bir ihtiyaç keşfetmek değil, bazen mevcut bir açığı doğru zamanda ve doğru kanalla kapatmak olduğunu gösteriyor.
Öte yandan bu stratejinin marka algısı üzerinde yaratabileceği analitik bir risk bulunuyor. Nussbeisser’i Türkiye pazarında arzulanır kılan temel unsurlardan biri, ona ulaşmanın zorluğuydu. Ürünün Migros gibi yaygın bir zincirde standart bir market ürününe dönüşmesi, etrafındaki nostaljik ve ayrıcalıklı haleyi zayıflatabilir. Tüketici davranışları açısından, Almanya'dan gelen özel çikolata kimliğinin sıradanlaşarak raftaki herhangi bir ürüne dönüşme ihtimali, markanın uzun vadeli konumlandırmasını doğrudan etkileyecektir.