IKEA, mobil uygulamasına entegre ettiği yeni bir özellikle kullanıcıların POÄNG, OMTÄNKSAM veya BLÅHAJ gibi ürün isimlerinin doğru İsveççe telaffuzlarını dinlemelerine olanak tanımaya başladı. Marka verilerine göre, dünya genelinde günde yaklaşık 8 bin kez kullanılan bu işlev, uygulamanın ürün detay sayfaları üzerinden çalışıyor. Temel işlevi bir kelimenin nasıl okunduğunu göstermek olan bu araç, arka planda markanın fiziksel mağaza deneyimindeki önemli bir pürüzü hedef alıyor.
İsveççe kelimelerden, coğrafi bölgelerden ve doğadan ilham alan isimlendirme stratejisi, IKEA'nın kurumsal kimliğinin en ayırt edici unsurlarından biri. Ancak bu linguistik yapı, tüketicilerin mağaza içinde ürün ararken veya çalışanlardan destek isterken zorlanmasına yol açabiliyor. Telaffuz edilemeyen bir ürün ismi, müşteri ile çalışan arasındaki iletişimi yavaşlatan ve satın alma yolculuğunda tereddüt yaratan bir bariyere dönüşüyor.
Bu noktada IKEA'nın stratejik tercihi dikkat çekiyor. Marka, global pazarlarda ürün isimlerini sadeleştirmek veya yerelleştirmek yerine, isimlerin yarattığı operasyonel handikaba dijital bir çözüm üretiyor. Sesli telaffuz özelliği sayesinde markaya özgünlük katan kültürel miras korunurken, müşterinin ürünü bulması ve telaffuz etmesi kolaylaşıyor. Bu yaklaşım, marka kimliğinden taviz vermeden müşteri deneyiminin nasıl iyileştirilebileceğine dair net bir örnek sunuyor.
Özelliğin şirket içi bir hackathon sırasında geliştirilmiş olması, müşteri deneyimi (CX) inovasyonlarının doğasına dair de bir okuma sunuyor. Etkili çözümlerin her zaman büyük bütçeli strateji toplantılarından çıkmadığını gösteren bu vaka; tüketicinin gündelik hayatta yaşadığı mikro bir tereddüdün, basit ve işlevsel bir dijital araca dönüştürülmesinin ticari değerini kanıtlıyor.