The Ordinary, geçtiğimiz dönemde New York’ta yaşanan yumurta krizine kendi marka kodlarıyla dahil olarak beklenmedik bir kampanyaya imza attı. Cilt bakım kategorisindeki sade, erişilebilir ve doğrudan iletişim diliyle tanınan marka, bu kez gündeme bir serum ya da bakım ürünüyle değil, yumurtayla girdi.
ABD’de yumurta fiyatlarının hızla yükseldiği ve raflarda erişilebilir ürün bulmanın zorlaştığı bir dönemde The Ordinary, sanat kolektifi MSCHF ile birlikte New York’taki Nolita ve Fifth Avenue mağazalarında 12’li yumurta paketlerini 3.37 dolardan satışa sundu. Marka bu ürünü “ordinarily priced eggs” ifadesiyle duyurdu. Böylece kendi adına ve marka konumlandırmasına uygun şekilde “normal fiyatlı yumurta” fikrini sahiplendi.
Bu kampanyanın dikkat çekici tarafı, The Ordinary’nin klasik ürün dünyasının dışına çıkarken marka kimliğinden kopmamasıydı. Marka yıllardır sade içerik, anlaşılır fiyat ve gereksiz süsten arındırılmış bir güzellik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Bu kez aynı fikri bir serum şişesi yerine buzdolabı rafında görünür kıldı.
Bir cilt bakım markasının yumurta satması ilk bakışta absürt görünse de kampanyanın konuşulmasını sağlayan nokta tam olarak bu beklenmedik karşılaşmaydı. The Ordinary’nin MSCHF ile yaptığı bu iş birliği, basit bir fiyat hamlesinden çok daha fazlasına dönüştü; ekonomik gündemi, marka vaadini ve kültürel refleksi aynı fikirde birleştiren yaratıcı bir pazarlama örneği ortaya çıktı.
Kampanya sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Bazı kullanıcılar bu fikri yaratıcı ve zamanlaması güçlü bir hamle olarak değerlendirirken, bazıları The Ordinary’nin vegan ve cruelty-free algısıyla hayvansal bir ürün satmasını çelişkili buldu. Bu tartışma da kampanyanın görünürlüğünü artıran başlıklardan biri oldu.