Brand Planet

Varol Yaşaroğlu’nun Yeni Evreni: Süper 1 Takım

Varol Yaşaroğlu, Özlem Civelek ve Gamze Vural, karakterlerin marka yolculuğunu, lisans sektöründeki fırsatları ve çocuk tüketici alışkanlıklarındaki dönüşümü Brand Planet’e değerlendirdi.

06.06.2026 16 dk okuma 36 okunma Kaydet RSS
Varol Yaşaroğlu’nun Yeni Evreni: Süper 1 Takım

Bu İçeriği Yapay Zekâ (AI) ile Analiz Edin

İçeriği hangi yapay zekâ asistanına özetletmek ve analiz ettirmek istediğinizi seçin.

Seçimin ardından içerik metni ve analiz talebi ilgili yapay zekâ asistanına aktarılır.

Özet talebi panoya kopyalandı! AI sekmesinde Ctrl+V ile yapıştırın.

Türk animasyon sektörünün güçlü markalarından Grafi2000’ün yeni projesi Süper 1 Takım, yalnızca bir çizgi film ya da sinema filmi olarak değil, lisanslı ürünlerden dijital deneyimlere uzanan kapsamlı bir marka evreni olarak büyüyor. Varol Yaşaroğlu, Özlem Civelek ve Gamze Vural, karakterlerin marka yolculuğunu, lisans sektöründeki fırsatları ve çocuk tüketici alışkanlıklarındaki dönüşümü Brand Planet’e değerlendirdi.

Varol Yaşaroğlu – Grafi2000 Prodüksiyon Kurucu
 


Kral Şakir’den sonra yeni bir karakter yarattınız. ‘Süper 1 Takım’ nasıl gidiyor? Kral Şakir gibi güçlü bir karakterden sonra bu yeni evren nasıl yaratıldı?
Süper 1 Takım evrenini yaratırken başından beri aslında genişleyecek büyük bir evren kurduğumuzu biliyorduk. Özellikle pandemi sürecinde, evde kendi başıma sakin bir kafayla kaldığım dönemde bu yeni projenin karakterlerini ve hikâyesini tasarlayıp hayata geçirme imkânı bulduk. Doğal güzellikler içindeki bir kasabada doğup büyümüş Birce ile şehirde yetişmiş, teknoloji bağımlısı Birol’un hayatlarının bir çiftlikte kesişmesiyle başlayan bir kurgu yarattık. Dizi, bu evrenin ilk temasıydı ama sinema, o evrenin gerçek anlamda nefes aldığı yer oldu.

Süper 1 Takım’da hedefler neler? Kaç sezonluk anlaşma var, filmde beklentiler neler?
En büyük hedefimiz, Süper 1 Takım’ın da tıpkı Kral Şakir gibi sınırları aşan, global ve kalıcı bir “lovemark” (marka sevgisi) haline gelmesidir. Kral Şakir gibi dizi sezonları, izleyicimiz arkamızda durduğu sürece devam edecek. Dizimizin Exxen ve Cartoon Network gibi dijital platform ve kanallarda çok hızlı bir şekilde yükseldiğini söyleyebilirim. Şu anda Youtube’ta da yüksek izlenme oranları ile yolculuğunu değişik mecralarda başarıyla sürdürüyor. Filmden beklentimiz ise oldukça büyük; gişede her zaman güçlü olan animasyonun etkisiyle, tıpkı önceki filmlerimizde olduğu gibi yeni rekorlar kıracağımıza inanıyoruz. Bu filmde Varol abi, Süper 1 Takım ile Kral Şakir karakterleri güçlerini birleştirerek tam bir SÜPER 1 TAKIM oluşturdu. Filmimizde verdiğimiz en büyük mesaj: Biz Türkiye olarak kocaman bir aileyiz ve böylece Süper 1 Takımız!
 


Filmle birlikte marka değerini arttıracak yol haritanız nedir?
Animasyon sadece bir film olmanın ötesinde koca bir evrene dönüşme gücüne sahiptir. Bizim yol haritamız; sinemanın seyirciyle kurduğu o saf bağı oyuncak, lisans ürünleri, dijital platformlar ve devam filmleriyle destekleyerek marka değerini uzun vadeli olarak büyütmek üzerine kurulu. İlerleyen süreçte birden fazla kahramanı barındıran büyük bir Grafi2000 evreni kurarak, karakterlerimizin takım ruhunu hep yaşatmasını hedefliyoruz.

Son dönemde çocuk karakterlerinde teknoloji merkeze görüyoruz. Hem içerik hem de görsel üretme konusunda AI çok aktif hale geldi. Siz Süper 1 Takım’da AI kullandınız mı?
Evet, hem içerik hem de görsel üretim aşamasında kullandık. Hikâye tarafında, dizimizde “Yapay Zekai” adında bir Türk robotu karakterimiz var. Onunla, yapay zekânın bilgisizlikle yayılan bir korku veya tehdit değil, bir araç olduğunu ve onu nasıl kullandığımızın önemli olduğunu mizahi bir dille anlatıyoruz. İşin görsel ve teknik üretim kısmında ise, 3D animasyon konusunda geliştirdiğimiz oyun motoru asetlerinden yapay zeka uygulamalarına kadar günümüzün en modern animasyon tekniklerini filmimizde aktif olarak kullandık.
 


Süper 1 Takım’ın lisans sektöründe konumlandırmasını nasıl yapıyorsunuz? Rakiplerinden nasıl ayrışacak?
Süper 1 Takım’ın rakiplerinden ayrıştığı en temel nokta hikâyenin samimiyeti, yerelliği ve güçlü mizahıdır. Karakterlerimiz, hem çocuklar için saf kahkaha hem de yetişkinler için zekice yazılmış alt metinler barındırıyor. Bizim yarattığımız karakterler çocuklar için sadece bir izlemelik içerik değil, duygusal bir bağ kurdukları birer yol arkadaşı oluyor. Bu duygusal bağ da lisans sektöründe markamızı otomatik olarak rakiplerinden daha güçlü, yerli bir kimlikle ayrıştırıyor.
 


Son dönemde lisans sektöründe entegre bir yaklaşım görüyoruz: Eğlence-oyun-teknoloji-lifestyle. Süper 1 Takım’ın yol haritası nedir?
Biz karakterlerimizi tasarlarken tek bir alana sıkışıp kalmıyoruz; oyuncak, lisans, dijital platform ve devam filmi gibi entegre bir evren inşa ediyoruz. Süper 1 Takım da bu yaklaşımla; izleyicilerin kitaplarını okuyacağı, oyuncaklarıyla oynayacağı, sinemada heyecanını paylaşacağı bütünleşik bir yapıya sahip. Amacımız, teknolojiyi sadece bir araç olarak değil hikâyeyi büyüten bir alan olarak kullanarak, izleyicilerimizin hayat tarzına (lifestyle) dokunan kalıcı bir marka yaratmaktır.

Süper 1 Takım’ın değişen çocuk trendlerini de değerlendirerek pazarlama stratejisini de aktarır mısınız?
Günümüz çocuklarının en önemli özellikleri merak duygusu ve eğlenerek öğrenmeyi sevmeleridir. Değişen çocuk trendlerini değerlendirdiğimizde didaktik, ders verir gibi bir anlatımın işe yaramadığını görüyoruz. Bu yüzden pazarlama ve içerik stratejimizi; teknoloji bağımlılığı, doğanın korunması ve iklim krizi gibi ciddi konuları son derece komik, aksiyon dolu süper kahraman maceraları içine gizleyerek kuruyoruz. Şehirde yetişmiş teknoloji bağımlısı Birol karakteri de günümüz trendlerinin bir yansımasıdır ve pazarlama stratejimiz çocukların bu eğlence dolu, samimi kahramanlarla bağ kurması üzerine şekilleniyor.

Lisans sektöründe şu ana kadar hangi firmalarla anlaşmalar imzaladınız? Hedefler nelerdir?
Süper 1 Takım özelinde, film vizyona girmeden önce peluş ve figür oyuncaklarımızı sevenlerimizin evine ulaştırmak için Armağan Oyuncak ile anlaşma sağladık. Ayrıca maceralarımızı anlatan kitaplarımız da basılarak okuyuculara ulaştı. En büyük hedefimiz; çocukların Kral Şakir’de olduğu gibi bu karakterlerle de defalarca izleyerek kurdukları bağı, lisans sektöründe global çapta güçlü ve kalıcı bir markaya dönüştürmektir.

Gamze Vural Pazarlama ve E-Ticaret Koordinatörü – Armağan Oyuncak


Süper 1 Takım’la oyuncak lisansiyesi olarak yolunuz nasıl kesişti?
Mega Oyuncak olarak, kuruluşumuzdan beri her zaman güçlü hikâyesi olan ve çocuklarla duygusal bağ kurabilen lisansları takip etmeye büyük önem gösterdik. Süper1 Takım da bu nedenle ilgimizi çekti diyebiliriz. Eğlenceyi takım ruhu, arkadaşlık ve dayanışma gibi çok önemli değerler ile bir araya getiren içeriğin enerjisi bizi oldukça heyecanlandırdı. Hikâye oyuncak kategorisine oldukça uygun bir dünya sunuyor. Bizim için öncelik markayı yalnızca raflarda konumlandırmak değil, çocukların aktif olarak deneyimleyebileceği bir evrene dönüştürmek. Bizde Süper 1 Takım’da bu potansiyeli görerek lisanslı ürün geliştirme sürecine dahil olduk.

Filmin gelişiyle mağazalarda entegre pazarlama çalışmaları ve kampanyalar gerçekleştirecek misiniz?
Evet, film lansmanıyla birlikte çok yönlü bir iletişim planı hazırlıyoruz. Grup şirketimiz olan Armağan Oyuncak’ın güçlü mağaza ağı ve saha deneyimini kullanarak Süper 1 Takım oyuncaklarını raflarda sergilemekten öte, karakterlerin enerjisini yansıtan deneyim odaklı özel teşhir alanları yaratmak öncelikli planımız. Mağaza içi görünürlük çalışmalarımıza ek olarak lansman dönemi ve sonrasında geleneksel reklam kanalları, e-ticaret platformları ve sosyal medyanın gücünü kullanarak marka görünürlüğünü artırmayı, Süper 1 Takım dünyasını çocuklarla daha güçlü şekilde buluşturmayı hedefliyoruz.

Lisanslı ürünlerin pazarlama ve satış stratejilerinde son dönemde neler değişti? Yerli markalara ilgi sizce nasıl?
Lisanslı ürünlere olan ilgi son yıllarda global ölçekte ciddi şekilde artmış durumda. Özellikle oyuncak sektöründe güçlü bir hikâyeye veya karakter dünyasına sahip olan markalar klasik ürünlere göre çok daha hızlı öne çıkabiliyor. Çünkü çocuklar artık bağ kurdukları bir evrenin parçası olmak istiyorlar. Türkiye’de de benzer bir dönüşüm yaşanıyor. Aileler artık güven duydukları, hikâyesini benimsedikleri ve çocuklarının bağ kurabildiği karakterlere yöneliyor. Bu noktada özellikle Süper 1 Takım gibi güçlü karakterlere ve hikâye anlatımına sahip yerli projelere olan ilginin hem aileler hem çocuklar tarafından giderek arttığını gözlemliyoruz. Bu sebeple son dönemde lisanslı ürünlerin pazarlama stratejisinde sadece raf görünürlüğü değil; içerik, deneyim ve topluluk hissi de çok önemli hale geldi. Biz de 360 derece bir marka yaklaşımıyla ilerlemek ve güçlü bir ekosistem kurmak adına AVM içi etkinlikler, çocuk odaklı festivaller, sosyal medya içerikleri, mağaza içi deneyim alanları ve dijital mecralarda görünürlük sağlayacak kurguları bir bütün olarak ilerliyoruz.
 


Süper1 Takım da olduğu gibi fiziksel mağazalarda lisanslı ürünler nasıl bir deneyime dönüştürülüyor?
Bugünün çocukları için oyuncak mağazaları yalnızca alışveriş yapılan bir alan değil; bir keşif ve deneyim alanı. Bu nedenle karakter dünyasını destekleyen görseller, özel stand uygulamaları, tematik alanlar, ekran içerikleri ve dönemsel aktivitelerle çocukların markayla daha güçlü bağ kurmasını hedefliyoruz. Özellikle sevilen karakterlerin fiziksel ortamda karşılık bulması, çocukların ürünle olan etkileşimini ciddi şekilde artırıyor.

Türkiye’de oyuncak pazarı için büyüme alanları nelerdir? Pazarın geleceği nasıl şekilleniyor?
Türkiye oyuncak pazarı, genç nüfus yapısı ve gelişen perakende dinamikleri sayesinde önemli bir potansiyele sahip. Çocuklara ek olarak genç ve yetişkin koleksiyonerler de pazarın önemli bir parçası haline geldi. “Kidult” olarak adlandırılan yetişkin koleksiyoner kitlesi bugün sektörünün en hızlı büyüyen segmentlerinden biri. Özellikle lisanslı ürünler, koleksiyon ürünleri ve deneyim odaklı oyuncaklar ve içerikle desteklenen markalar önümüzdeki dönemde büyümeye devam edecek kategoriler arasında yer alıyor. Offline ve online deneyimin birlikte ilerlemesi de sektörün geleceğini şekillendiren önemli başlıklardan biri. Tüketiciler artık ürüne her kanaldan hızlı ulaşmak ve markayla sürekli temas halinde olmak istiyor.

Özlem Civelek – AC Lisans Kurucu


Süper 1 Takım’ın lisans sektöründe konumlandırmasını nasıl yapıyorsunuz? Rakiplerinden nasıl ayrışacak?
Süper 1 Takım’ı lisans sektöründe “aksiyon + takım ruhu + eğitici değerler” ekseninde konumlandırmak en güçlü yaklaşımız.
Süper1Takım’da özellikle vurguladığımız takım çalışması, problem çözme ve görev bilinci buna ilave yeni Kral Şakir’de olduğu gibi mizah, aile içi dinamikler ve gündelik hayat üzerinden ilerliyoruz. Bize rakiplerimizden ayıran en önemli özellik de özellikle bireyselleşen günümüz dünyasında takımın önemini tekrar tekrar vurgulamak oluyor.
Çizgi dizimizdeki tüm karakterler başlı başına birer rol model ve Çocuklar kendileriyle özdeşleştiecek karakter özellikleri buluyorlar. Burada markamızı özellikle, okul ürünleri, spor gereçleri, takım oyunları (board games) kategorilerinde çok kuvvetli yapıyor. Hikayemizden kaynaklı eğlence ve gelişim dengesi göz önünde bulundurulduğunda yine kitaplarımız çok başarılı bir kategori. Süper 1 Takım karakterlerinde her karakterin farklı bir beceriyi temsil etmesi ve takım kimliğinin lisans ürünlerine yedirilebilmesi bizi rakiplerimizden ayıran en önemli özellik oluyor.

Son dönemde lisans sektöründe entegre bir yaklaşım görüyoruz: Eğlence-oyun-teknoloji-lifestyle. Süper1 Takım’ın yol haritası nedir?
Biz çok uzun süredir lisans yönetimini sadece ürün değil, deneyim dünyası üzerinden konumlandırıyoruz. Süper 1 Takım için de yine çok aşamalı bir yol haritamız var; İlk olarak tabii ki içerik ile yola çıkıyoruz ki burada da sadece free tv değil, hatta çıkışımız biliyorsunuz platform üzerinden, YouTube, tic toc her türlü mecrada bulunurluk bizim için çok önemli. Sonrasında tabii ki lisanslı ürün dünyası, buna ilave mobil oyunlar, canlı etkinlikler, tiyatro, online eğitim dahil olmak üzere teknoloji ve life style deneyimleri bizim bahsettiğimiz dünyanın katmanları. Ve tabii ilki 22 Mayıs’ta vizyona girecek sinema filmimiz tüm bu katmanları kapsayan yol haritamızın en büyük adımı. Süper 1 Takım’ı doğrudan çok platformlu deneyim markası olarak kurguladık.

Süper1 Takım’ın değişen çocuk trendlerini de değerlendirerek pazarlama stratejisini de aktarırı mısınız?
Ben Türkiye’deki lisans dünyasının son 22 yılının bil fiil içerisindeyim ve diyebilirim ki yeni nesil çocuk kitlesi öncelikle dijital dünyanın içerisine doğuyor ve hızlanan dünyada kısa sürede bir çok içeriği bir arada görmek istiyor ve en önemlisi etkileşim istiyor. Biz de YouTube shorts, ve karakterler için sosyal medya dili oluşturuyoruz. Kullanıcıların kendi karakterlerini avatarlarını yarattığı, kendi takımlarını kurdukları ve bunu online eğitim platformları çerçevesinde yaptıkları içerikleri üretiyoruz. Kendilerinin katılımcı olduğu her türlü etkinlik yeni nesil çocukların sevdiği durumlar oluyor. Kodlama problem çözmeyi görev tamamlama temaları bizim çizgi dizimizin ana başlıkları olduğu için bu bahsettikleri yapmamız tabii karakterin doğası gereği çok da organik olarak gelişiyor zira günümüz çocuğu için en önemli şey samimiyet bizim karakterimiz de bunu çok doğal olarak alıyorlar.

Lisans sektöründe şu ana kadar hangi firmalarla anlaşmalar imzaladınız? Hedefler nelerdir?
Lisans sektörünün ana kategorileri yani yayıncılık, oyuncak ve tekstil anlaşmalarımız mevcut. İkia yayıncılık ile kitaplarımız, Armağan oyuncak ile master toy kategorimiz ve DeFacto ile de tüm aksesuar ve tekstil grubu ürünlerimiz raflarda. Eylül ayı itibari ile de okul ürünlerimiz hayranlarımız ile buluşacak.

Bu İçeriği Hazırlayan
T

The Brand Planet

Editör

İpucu: Metinden bir cümle seçerek markalı alıntı görseli oluşturabilirsiniz.

Bu içerik size ne hissettirdi?

1 tepki

Bülten

Gündemi ilk siz öğrenin

Marka, liderlik ve iş dünyasından özenle seçilmiş içerikleri e-postana gönderelim. İstediğin an çıkabilirsiniz.