top of page
Ara

İş Bankası'ndan ülke ekonomisine 520 Milyar Lira değerinde destek

Mart 2021 itibarıyla, aktif büyüklüğünü 2020 yıl sonuna göre %6,2 oranında artırarak 630,8 milyar TL’ye yükselten Türkiye İş Bankası, “Türkiye’nin en büyük özel bankası” olma vasfını korudu

İş Bankası'ndan ülke ekonomisine 520 Milyar Lira değerinde destek

Mart 2021 itibarıyla, aktif büyüklüğünü 2020 yıl sonuna göre %6,2 oranında artırarak 630,8 milyar TL’ye yükselten Türkiye İş Bankası, “Türkiye’nin en büyük özel bankası” olma vasfını korudu.


İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, 2021 yılının ilk üç aylık finansal sonuçlarına ilişkin açıklamasında, “İş Bankası gibi, ölçeği itibarıyla ülke ekonomisi üzerinde etkisi bulunan büyük ölçekli kurumların, COVID-19 salgınının dünya çapında etkisini sürdürdüğü böylesine zorlu dönemlerde, daha fazla sorumluluk üstlenmesi, sahip olduğu imkânları müşterileri için, ülkesi için sonuna kadar kullanabilmesi gerekmektedir. Faaliyetlerimizi, çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığını, paydaşlarımızın ve ülkemizin menfaatlerini önceliklendirerek sürdürürken; yenilikçi anlayışımızla, istihdam ve yatırım sürekliliği sağlayacak nitelikteki projelere, ticarete ve sanayiye destek olmaya devam ediyoruz” dedi.


Yılın ilk üç ayı itibarıyla, İş Bankası’nın nakdi kredi hacmi 384,3 milyar TL’ye, gayri nakdi kredi hacmi 135,6 milyar TL’ye ulaşırken; ekonomiye sağlanan toplam kaynak tutarı 520 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.


Kuruluşundan bugüne, tasarruf sahiplerinin öncelikli tercihi olan İş Bankası, yılın birinci çeyreğinde, toplam mevduat hacmini 382,1 milyar TL düzeyine çıkardı. Mevduat dışı fonlama kaynaklarından da etkin bir şekilde faydalanma yaklaşımına sahip olan Banka, 2021 yılının ilk çeyreğinde yurt içi ve yurtdışı piyasalarda 2,4 milyar TL’nin üzerinde menkul kıymet ihracı gerçekleştirdi.


Dijitalleşmeyi tüm süreçlerine uyarlayan, Silikon Vadisi’nden Çin’e kadar geniş bir coğrafyada inovasyon merkezleri kuran Banka, teknoloji yatırımlarıyla, müşterilerinin pratiklik, hız ve kolaylık yönündeki beklentilerini, kusursuz bir dijital deneyimle karşılayacak biçimde, kaliteli ve özelleştirilmiş bankacılık hizmetleri sunmayı bu dönemde de temel önceliği olarak belirledi. “Açık bankacılık”, “platform bankacılığı”, “görünmez bankacılık”, “yapay zekâ ile kişiselleştirilmiş bankacılık” gibi, alışılagelmiş bankacılık anlayışını önemli ölçüde değiştirme potansiyeli taşıyan alanlarda, öncü olmaya ve ilklere imza atmaya devam etti.


Faaliyetleriyle hayatın her alanına dokunmak ve fayda yaratmak gayesiyle hareket eden İş Bankası, ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı ile müşteriye ulaşma noktasında olan girişimlerin hız kazanmalarına imkân tanıdı. Ayrıca, 2021 yılının ilk çeyreğinde yatırımcılara sunulan “İş Portföy İş’te Kadın Hisse Senedi Fonu” ile elde ettiği gelirin bir kısmıyla “İş Bankası Kadın Araştırmaları ve Kadın Liderliği” programına destek inisiyatifini de oluşturdu.


Paydaşlarına azami katkı sağlama anlayışıyla, kuvvetli mali yapısını korumaya ve risklerini etkin bir şekilde yönetmeye devam eden Banka, cari yılın ilk çeyreğinde 1,85 milyar TL düzeyinde net kâr elde etti. Yılın ilk üç ayı itibarıyla sermaye yeterliliği oranı %17,8 seviyesinde gerçekleşen İş Bankası’nın, özkaynak büyüklüğü ise 66,6 milyar TL düzeyinde oluştu.


Hakan Aran, “Kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımla sürdürülebilir değer yaratan geleceğin bankasını inşa etme vizyonumuz, dinamik iş modelimiz, çevik organizasyon ve hizmet modelimiz, geniş şube ağımız, yetkin çalışanlarımız, modern ve sağlam teknoloji altyapımız, sahip olduğumuz değerlerimizle ülkemize bir yüz yıl daha hizmet etmeyi amaçlıyoruz. Bankamız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki dönemlerde de ülke ekonomisine sağladığı kesintisiz desteğiyle sektörüne öncülük etmeye ve sağlıklı büyüme stratejisini kararlılıkla uygulamaya devam edecektir” dedi.



Hakan Aran: Türkiye’nin kaybettiği yerde kazanan olmaz

Martta yapılan genel kurulla birlikte Türkiye İş Bankası Genel Müdürlük koltuğuna oturan Hakan Aran, elbirliği ile fırtınalı dönemin aşılması gerektiğini belirterek Türkiye’nin ilk ve öncelikli sorunun yüksek enflasyon olduğuna dikkat çekti.


Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, herkesin aynı gemide olduğunu ve elbirliği ile bu fırtınalı dönemin aşılması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’nin kaybettiği yerde kazanan olmaz. Ülkemize sahip çıkmak istiyorsak ekonomimizdeki kırılganlık unsurlarına odaklanmalı ve ihtiyaç duyulan politikalarda belirsizliklere mahal vermeyerek güven ortamını tesis etmeliyiz diye düşünüyorum” diye konuştu.


Aran, "Bankacılık Söyleşileri" kapsamında Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, para politikasının etkinliğini, alınacak kararların enflasyon, büyüme, istihdam üzerinde etkili olmasını ancak bu şekilde sağlanabileceğini dile getirdi.


Aran şöyle konuştu: “Ülkeye sahip çıkmak istiyorsak gerekli güven ortamını tesis edelim ki düşündüğümüz mekanizmalar çalışsın. Yoksa yıllar gelir geçer ama biz o makus kaderimizi değiştiremeyiz. O yüzden ekonomide serbest piyasa dinamiklerine güvenmemiz, onun çalışmasına fırsat vermemiz ve öngörülebilirliği sabırla tesis etmemiz bence sorunları çözmek için yeter. Ben pek çok şeyin kendiliğinden yoluna girebileceğini, bizi ayrıştıran faktörlerle yapacağımız birkaç hamle ile pek çok şeyin kendiliğinden yola girmesinin zor olmayacağına inanıyorum."


Zorluklar yeni çözümler üretir

Aran, bu yılın en büyük zorluğunun petrol, gıda ve emtia fiyatlarındaki artış, teslimat sürelerindeki gecikme ve aksayan tedarik zinciri olduğuna dikkati çekti. Türkiye’nin iç tasarrufların yetmemesi nedeniyle büyümek için yabancı sermaye çekmek durumunda olan bir ülke olduğunu kaydeden Aran, şöyle konuştu: “Bunun yönü değişince yönetmemiz zorlaşıyor. Yüksek enflasyonla bunlar birleştiğinde her alanda meslek erbaplığının gerekeceği özel ve zor bir 2021 yılı yaşıyoruz. Bunların üstesinden nasıl geleceğiz? Zorluklar ve fiili imkansızlıklar, geciken teslimatlar, kıtlığı çekilen mallar daha yaratıcı olmaya, bir daha düşünmeye, ezber bozmaya yarar, yeni çözümler üretmeye teşvik eder. 'Benim buna ne kadar ihtiyacım var? Bunsuz yapabilir miyim ya da bunu nasıl ikame ederim' diye yeni ürün ve hizmetler yaratılabilir. Böyle bir durumda vazgeçilmez gördüğümüz pek çok ürünün yenisini piyasaya sürmek mümkün olabilir. Üreticinin yaşadığımız sorunlara biraz bu gözle bakması durumunda birçok yeni iş alanı, yeni ürünler ve yeni çözümler görebiliriz. Bu, ciddi bir dönüşüm başlatır ve parasal genişlemeyle birleştiğinde ekonominin itici gücü bu yenilikçi dönüşüm olabilir diye düşünüyorum."


İlk ve öncelikli sorun yüksek enflasyon

Aran, Türkiye'nin temel sorunlarının; yüksek enflasyon, potansiyelinin altında büyüme, düşük istihdam ve cari açığın finansmanı olduğuna dikkati çekerek, "Talep bu kadar canlıyken, bir de 'büyüyeceğiz' dediğimizde enflasyonun nerelere varacağı konusu kritik. Bu nedenle ilk ve öncelikli sorunumuz yüksek enflasyon" diye konuştu.


Diğer önemli sorunun ise büyümek için gerekli olan dış kaynağın temini ve cari açığın nasıl finanse edileceği konusu olduğunu vurgulayan Aran, “Bizim finanse etmemiz gereken 37,8 milyar dolarlık bir cari açığımız var. İçeride bunu finanse edebilecek böyle bir birikimimiz var mı? Tüm borçlarımızı çevirsek dahi cari açığın finansmanını sağlayamadığımızda düşündüğümüz kadar büyüyemiyoruz. Büyümek için dışarıdan ilave sermaye akımına ihtiyacımız var. Bu giriş olmazsa ne olur?


Düşündüğümüz kadar büyüyemeyiz. O zaman büyüme ve istihdam da sorunlarımız arasına katılır. Biz Banka olarak 2021'de ülke ekonomisi için yüzde 3,5'lik büyüme öngörüyoruz. Cari açığımızı finanse edecek dış kaynak bulabilir, ülkemize daha fazla sermaye akımı çekebilirsek yüzde 3,5'in üzerinde bir büyüme gerçekleşebilir ama o zaman da enflasyon hedefini tutturmakta, enflasyonu indirmekte zorlanabiliriz. Dolayısıyla birbiriyle etkileşim içerisinde olan gerçekten hassas dengeler söz konusu."

Türkiye'nin 190,3 milyar dolar düzeyindeki kısa vadeli döviz yükümlülüklerinin maliyetine katlanmak kaydıyla çevrilebileceğini ifade eden Aran, "Ülke risk primimiz yükseldiği için daha yüksek faiz oranlarıyla da olsa her kurum borcunu çevirebilir durumda. Dolayısıyla biz ödemeler dengesi konusunda, borç çevirme ve borç ödemede sorun görmüyoruz" dedi.


Kararlı duruş, beklentiyi bugün değiştirir

Ekonomide öngörülebilirliğe ihtiyaç olduğunu ve süratle bunun sağlanması gerektiğini söyleyen Aran, şöyle devam etti: “Çünkü ekonomide birtakım parasal aktarım mekanizmaları vardır ve aldığınız aksiyonların sonuçlarını hemen göremezsiniz. Merkez Bankası bir faiz kararı alır, bunun enflasyona etkisini belki 4 ay sonra görürsünüz, büyümeye etkisini belki 6 ay sonra görürsünüz, istihdama etkisini belki 9 ay sonra görürsünüz. Çok hızlı sonuç beklemek, o sonuç gelmezse yanlış yaptığımızı düşünmek ayrı bir yanlışa götürebilir. O nedenle sabırlı olmak, bu alanda istikrarlı bir duruş ve öngörülebilirliği sağlamak çok önemli. Çünkü kararlı duruş, bugünün sonuçlarını hemen değiştirmez ama beklentiyi bugün değiştirir ve insanlar 4 ay sonra enflasyonun düşeceğini, 6 ay sonra istihdamın artacağını, Türkiye'nin daha fazla büyüyeceğini beklemeye başladıkları anda aslında siz bugünden sonuç almaya başlamış olursunuz. O nedenle beklentilerin pozitife dönmesi çok önemli. Ben buna inanıyorum. Ülke olarak böyle adımlar atarsak bu, çözümün de başlangıcı olacaktır.”


Ok gibi fırlamaya hazır sektörler var

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye'deki bütün oyuncuların kırılganlıkları başarılı bir şekilde yönetme becerisi ve kriz deneyimi bulunduğunu ifade ederek, "Biz böyle krizleri çok gördük, geçirdik, bu tür kırılganlıkları yönetme becerisine sahibiz. Kısa dönemli olumsuzluklardan sıyrılsak, ileriye baksak reel sektörde müthiş bir dinamizm var. Bu dönemde yay gibi gerilmiş, ok gibi fırlamaya hazır bir potansiyel barındıran sektörler var" şeklinde konuştu.


Kripto paraya yatırılan birikim, bir gecede kaybedilebilir

Hakan Aran, dijital para ve kripto para konusunun birbirine karışmaması gerektiğini söyledi. Aran, şunları kaydetti: “Merkez bankalarının çıkardığı dijital paralar, itibari paraların dijital versiyonudur. Oysa kripto paralar konusu; henüz ülkemiz dahil dünyanın pek çok ülkesinde düzenlemesi yapılmamış ya da kısmi yasaklama yönünde yapılmış, teknoloji, siber hırsızlık, fiyat oynaklığı, dolandırıcılık ve düzenleme açısından çok büyük riskler barındıran, aracılık yapan şirketleri seçerken dikkatli ve temkinli olunması gereken, henüz piyasa yapıcılığı olmayan riskli bir alandır. Bu alandaki servet çok az sayıda adreste toplanmış durumdadır. Ciddi bir yoğunlaşma vardır.

Aracılık eden kuruluşların ise bir kısmı şeffaf, sahipliği, finansal gücü ve son durumu bilinen kuruluşlar değildir. Bugün yaşanan fiyat düşüşleri, faaliyetine bir gecede son veren kripto para borsası ve vatandaşın parasını alarak bir gecede buharlaşan kripto para şirketi; kripto paralar için 'yasal güvenceden yoksun kumardan farksız bir alandır' derken ne demek istediğimi üzücü bir şekilde gösteriyor. Yasal düzenleme yapılana ve piyasa yapıcılığı kavramı gelene kadar vatandaşımızın tüm hayatı boyunca uğraşarak, zorluklarla oluşturduğu ve kripto paraya yatırdığı birikimin bir gecede kaybedilmesi, yarılanması riski vardır. "


Geleceğin bankacılığı görünmez bankacılık

Hakan Aran, teknoloji yatırımlarıyla müşterilerin pratiklik, hız ve kolaylık yönündeki beklentilerini kusursuz bir dijital deneyimle karşılayacak biçimde kaliteli ve özelleştirilmiş bir bankacılık hizmeti olarak sunmaya özen gösterdiklerini ifade etti. Gelecekteki bankacılığın; ıslak imzaların atılmadığı, tüm işlemlerin tamamen dijital paralarla internet üzerinden yapıldığı, hatta bunun ötesinde bir banka sistemine girme zorunluluğunun olmadığı, hangi iş nerede yapılıyorsa o işin bir parçası olarak orada bankacılık hizmetlerinin alındığı bir biçimde olacağının altını çizen Aran, "Önümüzdeki dönemde açık bankacılık, platform bankacılığı, görünmez bankacılık, yapay zeka ile kişiselleştirilmiş bankacılık, dijital paralar ve blokzincir en çok konuşulan kavramlar olacak ve bunlar bankacılığa damgasını vuracak. İş Bankası'nı, tüm bu kavramların öncüsü olarak görmeye devam edeceksiniz" dedi.

Etiketler:

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page